Süre Tutarak Çalışmanın Önemi

Sınav senesinde maalesef ki sadece ders çalışmak yeterli olmuyor. Planlı çalışmak, düzenli çalışmak, verimli çalışmak gibi saymakla bitmeyecek teferruatları oluyor. Çünkü o işi yapan binlerce başka öğrenci de var. Ama onu en iyi şekilde yapıp sınav günü emeğinin karşılığı alan kişiler genelde bu zahmetlerine de göğüs gerenler oluyor. Sadece “Çalışıp geçelim işte.” kafasıyla hareket etmektense, en doğru çalışma yöntemini buluyor, programlarını minimum seviyede aksatıyor ve düzeni koruyorlar. Farkında olarak ya da olmadan yaptıkları daha birçok şey de var. Bunlardan biri de öğrencilerin genelde göz ardı ettiği, öneminin pek de anlaşılmadığı süre tutarak çalışmak. 

Süre Tutmak Sınav Kurtarır

Süre Tutarak Çalışmanın Önemi
Süre Tutarak Çalışmanın Önemi

Dönemin başlarında bu konu belki de hiç düşünülmüyor. Bazı bilinçli öğrenciler düzenli olarak denemelere girdikçe süre konusunda sıkıntıya girdiklerini fark ediyor ve bu konuda kendilerini iyileştirmeye sürecine giriyor. Ancak ne kadar söylense de sözlerin bir kulağından girip diğeriden çıktığı öğrenciler de yok değil. Hatta mezuna kaldığı halde hala bunu yapmayanlarla bizzat karşılaştım. Ve maalesef 2. Senelerinde sınavdan sonra şöyle diyorlar:” Paragraf soruları o kadar zamanımı aldı ki, matematiğe geçtiğimde son yarım saatim vardı!” Ya da şöyle:”Problemleri çözerken daldım gittim, fene geçemeden sınav bitti.” Ki bu zorluğu ilk senelerinde de yaşamalarına rağmen oturup hatalarını- doğrularını hiç tartmamışlar. Ya da teşhisi koydukları halde düzeltmeye yanaşmamışlar. 

İşte bu sorunun temel nedeni aslında ders çalışırken süre tutmamak, çözülen soru- geçen zaman hakkında hiç gözlemde bulunmamak. Öğrenciler sırf programında 1 saat paragraf yazıyor diye 20 soruyu 1 saate yaydıktan sonra kendi içinde “Nasılsa programa uydum.” rahatlığını yaşıyorlar. Ama “Bu kadar sürede bu kadar soru iyi mi, az mı çok mu, benim için verimli geçti mi?” diye düşünmüyorlar. 

Bu yüzden de iş denemelere, asıl sınava geldiğinde zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorlar, her sene “Süre yetişmedi.” muhabbeti dönüyor. Öğrenci, kronometreyle süre tutarak çalışsa ve her geçen gün bu süreyi biraz daha kıssa, sınav günü yaşanabilecek bu talihsizliğin büyük oranda önüne geçilebilir. Kendisi ayarlaması gereken süreyi bilmiyorsa birçok yayında artık hangi testi ortalama kaç dakikada çözmesi istendiği yazıyor, onlarla çalışabilir. 

Sınav günü yaşamak istemediğimiz sorunların önlemini lütfen şimdiden alalım. Son sınıfa yeni geçenler, sınavdan sonra bu konuda keşke dememek; mezunlar aynı hatayı tekrar yapmamak adına süre tutma işini lütfen ciddiye alalım 🙂

 

Diğer yazılarımıza göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Ayrıca her türden yazıların yayımlandığı Unifestal’a buradan ulaşabilirsiniz.



Bir cevap yazın