Tolstoy’un Bisikleti ve Geç Kalmak

Hayat hiçbir zaman bizi beklemez, akıp geçer. Bazen başlarda bir şeyleri ertelerken, bu akışkanlığın içinde kayboluruz. Ve sona gelip bir bakınca fark ederiz ki hiçbir şey bizim bıraktığımız yerde değil; zaman her şeyde iyi- kötü bir etki bırakmış, geleceğe biraz geç kalmışız.

Ve ister istemez ilk şunu düşünürüz: Geride kaldım! Artık benim bu konuda hiçbir şansım yok, benim zamanım çoktan geçti. Daha durumu düzeltmek için hiçbir şey yapmamışken bu düşüncelere kapılarak aslında o kadar da kötü olmayan durumumuzu iyice vahimleştiririz. Kendi gözümüzden göründüğü kadar korkunç değildir, geç kalınmıştır belki ama toparlanabilir; yine de bizim o anki telaşlı halimizden dolayı evham yaparız. O anki duygu durumumuz olanı çok daha kötüleştirir gözümüzde. Özellikle öğrencilerin dersler konusunda bunu çok yaşadığını görüyoruz. Eğer yazı verimli kullanamadılarsa ya da okul dönemi bir süreliğine dersten uzaklaştılarsa derse yeniden başlarken hep bir olumsuzlardır. “Diğerleri kim bilir şimdi nerelerdedir? Ben çok geride kaldım, bu saatten sonra imkanı yok yetiştiremem!” düşünceleriyle çalışmaya çalışırlar.

Ancak bu düşünceler o andan sonraki çalışma performansınızı da düşürür. Zaten ortada kaybedilmiş bir zaman varken bir de bu düşüncelerle aslında öğrenciler verimli çalışmaya bir türlü geçemezler. Önceden belki üşengeçliklerinden belki sınavı ciddiye almamalarından kaynaklı çalışmıyorlarken, şimdi de kendi kendilerine kurdukları psikolojik baskıdan dolayı tam olarak çalışmaya geçemezler.

Kısacık Bir Tolstoy Hikayesi

Tam da bu konuyla ilgili, yani bir şeylere geç kalmış olmakla ilgili bir tabir vardır: Tolstoy’un bisikleti. Ünlü Rus yazar Tolstoy’u hemen hepimiz biliriz. Kendisi bisiklet sürmeyi 67 yaşında öğrenmiş. Ve “Tolstoy’un bisikleti” tabiri, bir şeylere geç kalınmadığını, istenildiği sürece başarılabileceğini anlatıyor. Birçoğumuza göre geç bir yaş gibi gözüküyor; kendisi de “Bu yaştan sonra bununla mı uğraşacağım!” da diyebilirdi. “Ben kimim ki bunu becerebileyim?” de diyebilirdi.

 

tolstoyun bisikleti ve geç almak
tolstoyun bisikleti ve geç almak

Ama bir şeyi gerçekten istiyorsanız, geç kalmış sayılmazsınız hiçbir zaman. Önemli olan bu farkındalığa vardıktan sonra bir şeyler yapmak, uğraşmak. “Ben şimdiye kadar çalışmamış olabilirim, yeterince emek göstermemiş olabilirim. Bundan önceki kısmı değiştiremem ama bundan sonraki şeyleri değiştirmek benim elimde!” diyebilmek asıl marifet. 

Bu yüzden artık  “Geç kaldım, olmayacak!” düşüncelerini bir kenara bırakalım. Şimdiye kadar hedeflediğiniz kadar çalışmamış olabilirsiniz, hatta hiç çalışmamış olabilirsiniz. Ama hala elinizde bir fırsat varken “Nasıl bu kadar zamanı boşa geçiririm!” demek yerine, eskiye dönüp bakmak yerine bu saatten sonra değiştirebileceğimiz şeyler üzerine odaklanalım. Geç kaldığımız düşünmek için henüz çok erken!

 

 

 

Diğer yazılarımıza göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Ayrıca her türden yazıların yayımlandığı Unifestal’a buradan ulaşabilirsiniz.



Bir cevap yazın