9 Adımda Üretkenliği ve Performansı Artırma

9 Adımda Üretkenliği ve Performansı Artırma

Geçen hafta literatürdeki dikkat artığı (attention residue) (Bir görevden diğerine geçerken ilk görevi düşünmeye ve işlemeye devam etmemiz; dikkatimizin hala ilk göreve bir miktar yapışık kalması) kavramını konuşmuştuk. Peki dikkat artığını minimuma indirip üretkenlik ve performansımızı nasıl artırırız? Gelin 9 adımda inceleyelim:

1- ‘Derin Çalışma’ için zamanınızı planlayın

Dikkat artığını minimuma indirmek için yapabileceğimiz en iyi şey, uzun süre boyunca önemli bir göreve odaklanmaktır. Cal Newport bundan ‘derin çalışma’ diye söz etmektedir. ‘Derin çalışma’ tek bir görev için kesintisiz çalışma periyotları planlamayı ve oturumları kademeli olarak artırmayı içerir. Bunun için İtalyanların 25 dakikalık çalışma ve 5 dakikalık molalardan oluşan Pomodoro Tekniği’ni kullanabilirsiniz. İsteğe bağlı olarak 50 dakika çalışma 10 dakika mola şeklinde de düzenleme şansınız var. Yalnız dikkat… Sizin için en iyisi olanla başlamak önemli, her çalışma oturumunu tamamlamak otokontrolden geçmekte.

çalışma performansı

 

2- Derin çalışmaya başlamadan önce telefonunuzu kapatın veya çalıştığınız odanın dışına koyun. Zira bu süreçte yapmayı seçtiğiniz işten daha önemli bir şey yok.

3-Bağlamı nasıl değiştirdiğinizi anlayın

Bağlam değiştirme, birkaç farklı görev arasında uçtuğunuzda gerçekleşir. Adeta bir işten diğerine atlar dururuz ve bu dikkat artığı birikmesine yol açar. Bunu nasıl yaptığımızı keşfedince, alışkanlığı da kırabilirsiniz. Şu sorulara cevap vererek başlamaya ne dersiniz:

• Hangi görevler ve uygulamalar sırasında?

• Günün hangi saatlerinde?

• Ne sıklıkla?

• Ne kadar?

 

4-Günlük iletişim için zaman belirleyin

Gelen kutunuza şöyle bir göz atıp mesajı açmasınız dahi, arka planda o mesajları işlemeye devam ediyorsunuz. Gelen mesajlarınızı yanıtlamak, soruları yanıtlamak ve herhangi bir arama yapmak için sabahları ve öğle yemeğinden sonra yarım saat gibi her gün saat aralıkları belirleyebilirsiniz. Belirlediğiniz bu saat aralıklarını başkalarıyla da paylaşmayı unutmayın, böylece sizden ne zaman yanıt bekleyeceklerini bilirler.

 

5-Dikkatinizin dağılmayacağı bir yerde çalışın

Bir çoğumuz için bu yer evimizdeki çalışma masası iken bir çoğumuz için kütüphane veya sevdiğimiz bir kafe olabilir.

 

6-Planlama uygulamaları kullanın

Bu uygulamalar gününüzü belirli görevler için zaman dilimlerine bölmeyi içerir: iletişim için 30 dakika, karmaşık bir görev üzerinde çalışmak için iki saat, konu çalışmak üzere 25 dakika ve 15 dakika özetini çıkarma gibi. Tam olarak ne zaman çalıştığınızı bilmenizi sağlayıp sizi programınızdan sorumlu tutarken, motivasyonel de bir zaman faktörü ekler. Bu planlama için Google Takvim’i kullanabilirsiniz.

7-Uyanık olduğunuz ilk saatler ve uyumadan önceki son bir saatte herhangi bir dijital ekrana bakmayın!

8-Dijital minimalizmi uygulayın

Dijital minimalizm, bir teknoloji kullanım felsefesidir. Hangi dijital iletişim araçlarının hayatınıza en fazla değeri kattığını sorgulamanıza yardımcı olur. Dijital dünyanın faydalarını reddetmenin bir faydası yok: tüm mesele hangi aracı, ne zaman ve ne amaçla kullanacağımıza karar verip bizim için gerçekten yararlı olan uygulamamalarla zamanımızı korumak. İlk adım olarak herhangi bir katkı sağlamayan uygulamalardan birini silmekle başlayabilirsiniz.

 

9- Dikkatinizin dağıldığını fark ettiğiniz anda zihninizi o ana dönecek şekilde eğitin

Farkındalığınızı artırmak için meditasyonla pratik yapabilir, yürüyebilir, yüzebilirsiniz. Sizi tekrar yoğunlaştıracak şeyi bulun.

 

“Farkında mısınız, dolu dolu, muteber bir hayat sürmek için ne kadar da az şeye ihtiyacınız var aslında?”

– Cal Newport

 

Kaynak:

Newport, C. (2016). Deep Work: Rules for Focused Success in a Distracted World. New York: Grand Central.

Newport, C. (2019). Digital Minimalism: Choosing a Focused Life in a Noisy World. New York: Portfolio.

 



Bir cevap yazın